2023-24 Championship sezonu, Hull City için her zaman bir turnusol kağıdı olacaktı. Acun Ilıcalı'nın iddialı sahipliği altında, Tigers'ın sürekli olarak orta sıralarda yer alan bir takımdan gerçek bir play-off adayına dönüşmesi bekleniyordu. Son lig pozisyonu 7.'lik, play-offlara acı bir şekilde yakın kalmak, birçok yakın kaçışın hikayesini anlatsa da, altta yatan rakamlar bir geçiş dönemindeki kulübün daha nüanslı bir resmini çiziyor: bir yo-yo kulübü olma derisini sonunda üzerinden atan ve daha ilerici, veri odaklı bir felsefeyi benimseyen bir kulüp.

Hücum Çıktısı: İki Ucu Keskin Kılıç

Sezonun belki de en çarpıcı istatistiği, Steve Bruce yönetimindeki 2012-13 çıkış sezonundan bu yana ikinci ligdeki en yüksek sayı olan 70 gol. O sezon, Sheffield United'a karşı Wembley'de zaferle sonuçlanmıştı ve Robert Koren ile George Boyd'un verimli ortaklığı üzerine inşa edilmişti. Bu kez goller daha dengeli dağıldı ve 16 farklı golcü takıma katkıda bulundu. Yaratıcı merkez hiç şüphesiz Türk milli oyuncusu Ozan Tufan'dı; orta sahadan attığı 10 lig golüyle kulübün en golcü ismi olurken, bir o yana bir bu yana savrulan Jaden Philogene, Ocak ayında Aston Villa'ya yaptığı yüklü transferden önce 8 gol kaydetti.

Ancak, MKM Stadyumu taraftarlarını heyecanlandıran aynı hücum coşkusu çoğu zaman Hull'un kabusu oldu. 58 gol yenmesi – ilk 10 takım arasındaki en kötü savunma performansı – kronik bir savunma kırılganlığını gözler önüne serdi. Bu, yüksek riskli, yüksek getirili bir sistemin başarısız olması değildi; daha ziyade, savunma sağlamlığı ile hücum özgürlüğü arasında gerekli dengeyi kuramayan bir kadro sorunuydu. İstatistikler bunu doğruluyordu: Hull, beklenen gol karşıtı (xGA) metriğinde ligin alt yarısında yer aldı; bu da sorunun sadece bireysel hatalar değil, takımın pres yapma ve savunma hattını koruma şeklindeki sistematik bir mesele olduğunu gösteriyor.

Topa Sahip Olma ve Pres: Liam Rosenior Kimliği

Mayıs ayında görevine son verilen Liam Rosenior yönetiminde Hull City, Championship'in en çok topa sahip olan takımlarından biri haline geldi. Ortalama %58.3 ile ligin üçüncü en yüksek topa sahip olma oranıydı; Southampton ve Leicester City'nin ardından. Bu, kulübün lige önceki çıkışlarında karakterize eden pragmatik, kontra atak stilden devasa bir değişimi temsil ediyordu. Modern teknik direktörlük ekolünün bir öğrencisi olan Rosenior, oyunları sabırlı kurulum ve pozisyon oyunuyla kontrol etmeye çalıştı; bu felsefe genellikle göze hoş gelen futbol üretiyordu ancak zaman zaman son vuruşlarda öldürücülükten yoksundu.

Pres rakamları da aynı derecede açıklayıcıydı. Hull'un aksiyon başına pas (PPDA) – bir rakibin savunma aksiyonundan önce kaç pas yapmasına izin verildiğini ölçen bir metrik – ligin en düşüklerinden biriydi; bu da proaktif, yüksek pres yapan bir yaklaşımı gösteriyordu. Bu, topu yüksek kazanmak için bilinçli bir stratejiydi, ancak daha hızlı, daha direkt rakiplerin arkasında boşluklar bırakıyordu. Rosenior döneminin paradoksu, takımının ligin elit takımlarına karşı topa sahip olmayı domine edebilmesine rağmen, organize alçak bloklara karşı kontra atakta umutsuzca savunmasız görünebilmesiydi.

İç Saha ve Dış Saha: İki Kalenin Hikayesi

Bir zamanlar Bruce ve daha sonra Grant McCann döneminde bir kale olan MKM Stadyumu, hayal kırıklığının mekanı haline geldi. Hull'un 10 galibiyet, 6 beraberlik ve 7 mağlubiyetlik iç saha rekoru, 2021'de Championship'e döndüklerinden bu yana tek sezondaki en kötü performansıydı. 70 golün sadece 34'ü kendi taraftarlarının önünde atıldı ve iç sahada öndeyken 22 puan kaybedildi – bu istatistik sonunda onlara ilk altıyı kaybettiren ana faktördü.

Tersine, deplasman formu beklenmedik derecede sağlamdı. Yolda 8 galibiyet alan Hull, Middlesbrough ve West Bromwich Albion'daki unutulmaz zaferler de dahil olmak üzere, önceki sezonlarda eksik olan bir direnç gösterdi. Bu ikilik, oyunu rakibe kabul ettirmek beklendiğinde zihinsel bir kırılganlığa işaret ediyor; yeni teknik direktör Tim Walter'ın ele alması gereken bir özellik. Hamburg'daki yoğun, gegenpressing stiliyle tanınan Alman çalıştırıcı, özellikle Tigers'ın xG farkının endişe verici şekilde negatif olduğu MKM Stadyumu'nda gol önünde daha fazla acımasızlık talep edecek.

Duran Toplar ve Disiplin: İnce Çizgiler

Bir diğer anlatıcı istatistik ise Hull'un duran toplardan elde ettiği rekordu. Ölü top durumlarından 12 gol atarak ligin üst yarısında yer aldılar, ancak aynı zamanda 14 gol yediler – bu ligin en yüksek rakamıydı (diğer takımlarla birlikte). Bu tutarsızlık, takımlarının oyunu domine ettiğini sadece kötü savunulan bir korner veya serbest vuruşla mağlup olduğunu izleyen taraftarlar için sürekli bir hayal kırıklığı kaynağıydı. Kıyasıya play-off yarışlarında, bu tür ince farklar genellikle belirleyici olur ve Walter'ın yeni transferlerle mutlaka gidermeye çalışacağı bir alandır.

Disiplin de endişe vericiydi. Tigers, 84 sarı kart ve 4 kırmızı kart gördü; defansif orta saha oyuncusu Jean Michaël Seri iki kez ceza aldı. Ligin en kirli takımı olmasalar da, yaptıkları fauller genellikle tehlikeli bölgelerdeydi; bu, oyuncuları zaman zaman açıkta bırakan yüksek pres sisteminin bir yan ürünü. Saldırganlık ile kontrol arasındaki denge, yeni teknik direktör için önemli bir taktik savaş olacak.

Geleceğe İstatistiksel Bir Bakış

Hull City, Championship'e bir kez daha saldırmaya hazırlanırken, geçen sezonun rakamları hem bir uyarı hem de bir yol haritası sunuyor. Hücum üretkenliği ve topa sahip olma istatistikleri, kadronun en iyilerle rekabet edebilecek kapasitede olduğunu gösteriyor, ancak savunmadaki kırılganlık ve iç saha formu düzeltilmeli. Acun Ilıcalı'nın sürekli yatırımı ve proaktif futbolu önceliklendiren Walter gibi bir teknik direktörün atanmasıyla, Tigers'ın bir kez daha ilk altıya girmesi beklenebilir.

Anahtar, kulübün yeni keşfedilen kimliğini korurken belirgin zayıflıkları giderecek bir sistem bulmak olacak. Bu, belirli maçlarda daha pragmatik bir yaklaşım mı yoksa savunmayı organize edecek komuta eden bir stoper transferi mi gerektirecek, zaman gösterecek. Ancak kesin olan bir şey var: 2023-24 sezonunun istatistikleri önlerindeki zorlukları ortaya koydu. Tigers için bir sonraki bölüm, verilerle değil, bu dersleri sahadaki sonuçlara ne kadar etkili bir şekilde çevirecekleriyle tanımlanacak.

İlgili Makaleler

Kategori: Kulüp Haberleri | LA Premier League Ana Sayfa