Mikel Arteta'nın Arsenal dönemi: 2019'daki atanmadan 2022/23 şampiyonluk yarışına

Arsenal, 20 Aralık 2019'da geçici teknik direktör Freddie Ljungberg'in yerine Mikel Arteta'yı takımın başına getirdi. 37 yaşındaki İspanyol çalıştırıcı daha önce hiçbir A takımı yönetmemişti; ancak Manchester City'de Pep Guardiola'nın yardımcısı olarak üç buçuk yıl geçirmişti. Arsenal o dönem Premier League'de 10. sıradaydı ve kulüp, ilk kez teknik direktörlük yapacak bir isme büyük bir risk alarak güvendi.

  • Atanma: 20 Aralık 2019, geçici teknik direktör Freddie Ljungberg'in yerine
  • İlk maç: 26 Aralık 2019'da Bournemouth deplasmanında 1-1 beraberlik
  • İlk kupa: 2020 FA Cup, Chelsea'yi 2-1 yenerek (Aubameyang'dan iki gol)
  • En dip nokta: Ağustos 2021'de Manchester City deplasmanında alınan 5-0'lık yenilgiyle Premier League'in son sırası
  • En iyi lig derecesi: 2021/22'de beşincilik, Tottenham'ın iki puan gerisinde
  • Şampiyonluk yarışı: 2022/23, sezona üst üste beş galibiyetle başlangıç

İlk aylar: kültür değişimi ve bir FA Cup

Arteta'nın ilk maçı Boxing Day'de Bournemouth deplasmanında 1-1 sona erdi. İlk galibiyeti ise Yılbaşı'nda geldi: Arsenal, Emirates Stadium'da Manchester United'ı 2-0 mağlup etti. Arteta ilk günden itibaren kulübün kültürünü değiştirmekten söz ediyordu. Daha fazla disiplin, daha net taktik organizasyon ve oyuncularla taraftarlar arasında daha güçlü bir duygusal bağ kurmak istiyordu.

Reklam alanı · 728×200 Bu alanın sponsoru olun 22.500 TL/ay · tek sponsor Reklam ver →

İlk aylar puan tablosunda ani bir yükselişten çok kademeli bir gelişim getirdi. Arsenal daha kompakt ve rakiplerin içinden geçmekte zorlandığı bir takım haline geldi; ancak çok fazla beraberlik almaya devam etti. Ardından sezon, Mart 2020'de COVID-19 pandemisi nedeniyle askıya alındı. Haziran'da maçlar seyircisiz olarak yeniden başladığında Arsenal karışık sonuçlar aldı: Manchester City ve Brighton'a yenildiler, ancak güçlü rakiplere karşı gelişmiş performanslar sergilediler.

En önemli ilerleme FA Cup'ta geldi. Arsenal yarı finalde Manchester City'yi 2-0 yendi; iki gol de Pierre-Emerick Aubameyang'dan geldi. Finalde ise Chelsea karşısında geriye düştükten sonra toparlandılar ve yine Aubameyang'ın iki golüyle 2-1 kazandılar. Arteta, göreve başladıktan yalnızca sekiz ay sonra Arsenal'e 14. FA Cup'ını kazandırmıştı. Bu başarı aynı zamanda, kulübün Premier League'i 1994/95'ten bu yana en düşük sırası olan sekizincilikle bitirmesine rağmen Europa League bileti de getirdi.

2019/20: Ani gelişim ve bir FA Cup

Alışılmadık bir ilk sezondu. Arsenal ligde istikrarsız kaldı; ancak Manchester City, Liverpool ve Chelsea karşısındaki galibiyetler Arteta'nın takımı büyük maçlara etkili şekilde hazırlayabildiğini gösterdi. FA Cup zaferi, Arteta'nın uygulamaya koyduğu kültürel ve taktiksel değişimin somut ödülü oldu.

Ağustos 2020: Community Shield başarısı

Arsenal bir sonraki sezona, Community Shield'de Premier League şampiyonu Liverpool'u yenerek başladı. Aubameyang Arsenal'i öne geçirdi, Takumi Minamino eşitliği sağladı. Maç penaltılara gitti ve Arsenal 5-4 kazandı. Bu zafer, FA Cup serüveninde yakalanan ivmenin devamı gibi görünüyordu. Ardından Aubameyang yeni sözleşmeye imza attı; Arsenal kadrosuna Thomas Partey ve Gabriel Magalhães'i kattı. Beklentiler yükselmeye başlamıştı ama Arteta, teknik direktörlük kariyerinin en zor dönemine girmek üzereydi.

2020/21: Arsenal'in kriz sezonu

Arsenal 2020/21'e makul bir başlangıç yaptı; ancak formu sonbahar ve kış aylarında çöktü. Kasım ile aralık arasında üst üste yedi lig maçında galibiyet alamayan takım, küme düşme hattına yaklaştı. Aston Villa, Wolves, Tottenham, Burnley ve Everton yenilgileri Arteta üzerindeki baskıyı artırırken takım pozisyon üretmekte zorlanıyordu.

Durum Boxing Day'de bir dönüm noktasına ulaştı. Arteta Chelsea karşısında daha genç bir kadro sahaya sürdü; Bukayo Saka, Emile Smith Rowe ve Gabriel Martinelli önemli roller üstlendi. Arsenal 3-1 kazandı ve alt sıralardan uzaklaşmaya başladı. Smith Rowe'un merkez ofansif orta saha olarak oyuna girmesi takıma daha fazla yaratıcılık kazandırırken Saka en önemli hücum oyuncusu haline geldi. Altyapıdan gelen oyuncuların yükselişi, Arteta'nın kurmak istediği takımın en net göstergesiydi.

Arsenal Europa League'de yarı finale kadar çıktı; ancak eski teknik direktör Unai Emery'nin çalıştırdığı Villarreal'e elendi. Premier League'i üst üste ikinci kez sekizinci bitirdiler ve Avrupa kupalarına katılım hakkı elde edemediler. Kupa ve Avrupa futbolunun olmaması sezonu büyük bir hayal kırıklığına dönüştürdü. Bu durum aynı zamanda Arsenal'i daha kapsamlı bir kadro yeniden yapılanmasının gerekliliğine ikna etti.

2021 yazı: Genç bir çekirdek etrafında inşa

Arsenal kapsamlı bir transfer programıyla karşılık verdi. Ben White, Martin Ødegaard, Aaron Ramsdale, Takehiro Tomiyasu, Albert Sambi Lokonga ve Nuno Tavares kadroya katıldı; kulüp bilinçli olarak birlikte gelişebilecek genç oyuncuları hedefledi. Arteta kadronun deneyimli isimlerinden giderek uzaklaştı. Mesut Özil, aylarca kadro dışı kaldıktan sonra Ocak 2021'de ayrılmıştı; David Luiz ve Willian ise yaz döneminde gitti.

Bu strateji Arteta'yı daha fazla eleştiriye açık hale getirdi. Arsenal, geniş çevrelerce yerleşik yıldız kabul edilmeyen oyunculara önemli paralar harcıyordu ve teknik direktör hâlâ uzun vadeli projesinin ligde ilerleme getireceğini kanıtlamak zorundaydı.

2021/22: Lig sonundan Şampiyonlar Ligi'ni kıl payı kaçırmaya

Sezon felaket gibi başladı. Arsenal Premier League'deki ilk üç maçını Brentford, Chelsea ve Manchester City karşısında gol atamadan kaybetti; bu süreçte dokuz gol yedi. Manchester City deplasmanındaki 5-0'lık yenilgi Arsenal'i ligin son sırasına yerleştirdi. Arteta'nın koltuğuyla ilgili soru işaretleri yoğunlaştı; ancak kulüp onu desteklemeye devam etti.

Milli aradan sonra sonuçlar düzeldi. Ramsdale kalede yerini sağlamlaştırdı, White Gabriel ile bir ikili oluşturdu ve Ødegaard giderek daha etkili hale geldi. Arsenal'in genç çekirdeği takıma daha net bir kimlik kazandırdı. Bir başka belirleyici an aralık ayında yaşandı: Disiplin ihlali nedeniyle Aubameyang kaptanlıktan alındı. Bir daha Arsenal forması giymedi ve Şubat 2022'de Barcelona'ya transfer oldu. Arteta'nın bu durumu yönetme biçimi, kültürel standartlarının bireysel oyuncuların statüsünden önce geldiğini gösterdi. Aynı zamanda Arsenal'i sezonun geri kalanında tanınmış bir santrfor olmadan bıraktı.

Takım dördüncülük için güçlü bir konuma geldi; ancak mayısta Tottenham ve Newcastle karşısındaki kritik maçları kaybetti. Arsenal sezonu beşinci bitirdi, Tottenham'ın iki puan gerisinde kaldı ve Europa League'e katılım hakkı elde etti. Şampiyonlar Ligi'ni kaçırmak, özellikle Arsenal kendi kaderini elinde tutarken, acı vericiydi. Yine de beşincilik ligde net bir gelişmeyi temsil ediyordu ve genç kadronun geliştiğine dair kanıt sunuyordu.

2022 yazı: Gabriel Jesus ve Oleksandr Zinchenko geliyor

Arsenal, Manchester City'den Gabriel Jesus ve Oleksandr Zinchenko'yu transfer ederek Arteta'nın uygulamak istediği pozisyonel ve taktiksel talepleri anlayan iki oyuncu kattı. Fábio Vieira, Matt Turner ve Marquinhos da kadroya dahil olurken William Saliba, Fransa'daki başarılı kiralık dönemlerinin ardından geri döndü. Saliba'nın takıma entegrasyonu özellikle önemliydi; Arsenal'e sahayı daha yukarıda savunmak için gereken hız ve soğukkanlılığı kazandırdı. Ødegaard kulüp kaptanı oldu ve daha genç bir liderlik grubuna geçiş tamamlandı.

Transferler Arsenal'in beklentilerini değiştirdi. Jesus takımın hareketliliğini ve presini geliştirdi; Zinchenko ise Arsenal topa sahipken sol bekten orta sahaya geçiyordu. Bu, Arteta'ya merkez bölgede daha fazla kontrol sağladı ve takımın hücumları daha etkili kurmasına imkân tanıdı.

2022/23: Beklenmedik bir şampiyonluk yarışı

Arsenal sezona üst üste beş lig galibiyetiyle başladı ve kısa sürede Manchester City'nin ana şampiyonluk rakibi olarak öne çıktı. Takımın hücum futbolu, genç çekirdeği ve gelişen atmosferi kulüp çevresindeki havayı dönüştürdü. Saka, Martinelli ve Ødegaard olağanüstü performanslar sergilerken Arsenal zirvedeki yarışını sürdürdü.

Analiz: Arteta Arsenal'i gençlik ve disiplin etrafında nasıl yeniden inşa etti?

Mikel Arteta'nın Arsenal projesi, kültürel standartlara acımasız bir bağlılık ve genç kadroya doğru sistematik bir geçişle tanımlandı. Belirleyici an, Aralık 2020'de Chelsea karşısında Bukayo Saka, Emile Smith Rowe ve Gabriel Martinelli'yi sahaya sürerek deneyimli çekirdekten kopuşu işaret ettiği maçtı. O 3-1'lik galibiyet yalnızca Arsenal'i küme düşme hattından uzaklaştırmakla kalmadı, aynı zamanda geleceğin şablonunu da belirledi.

2021 yazında Ben White, Martin Ødegaard, Aaron Ramsdale, Takehiro Tomiyasu, Albert Sambi Lokonga ve Nuno Tavares transferleri, o dönemde denenmemiş isimlere para harcandığı gerekçesiyle eleştirildi. Ancak bu hamleler 2021/22'deki gelişimin temelini attı: Ramsdale ve White sağlam bir savunma bloğu oluşturdu, Ødegaard yaratıcı merkez haline geldi. Aralık 2021'de disiplin ihlali sonrası Pierre-Emerick Aubameyang'ın kaptanlıktan alınması, bir santrfordan mahrum kalma pahasına da olsa hiçbir oyuncunun Arteta'nın standartlarından büyük olmadığını gösterdi.

2022'de Manchester City'den gelen Gabriel Jesus ve Oleksandr Zinchenko taktiksel anlayış ve çok yönlülük getirdi. Jesus presi ve hareketliliği geliştirdi; Zinchenko'nun sol bekten orta sahaya kayması Arsenal'in merkez bölgeyi kontrol etmesini sağladı. William Saliba'nın savunmaya hız ve soğukkanlılık katmak üzere dönmesi ve Ødegaard'ın kaptanlığa getirilmesiyle Arsenal net bir kimlik kazandı. 2022/23 başındaki üst üste beş galibiyet ve Manchester City'nin ana rakibi haline geliş, hızlı bir çözüm değil bu hesaplı kararların ürünüydü.

Tartışma konuları

  • Arteta 2020/21 krizini atlatmak için şanslı mıydı? Yedi maçlık galibiyet hasreti ve sekizincilik birçok teknik direktörün işine mal olurdu; ancak FA Cup ve Saka, Smith Rowe ile Martinelli'nin yükselişi ona zaman kazandırdı.
  • Aubameyang'ı kaptanlıktan alma kararı Arteta'nın Arsenal'ini yarattı. Disiplinin yıldız statüsünden üstün olduğunu gösterdi; ancak takımı sezonun geri kalanında santrfordan yoksun bıraktı – ilk dörtlük şansını neredeyse kaybettiren bir kumardı.
  • Arsenal'in 2021 yazında kanıtlanmış yıldızlar yerine potansiyele para harcaması ağır eleştirildi; yine de 2022/23 şampiyonluk yarışının zeminini hazırladı. Kulübün Arteta projesine sabrı artık haklı çıktı.
  • 2021/22'de kendi kaderini elinde tutmasına rağmen Şampiyonlar Ligi'ni kaçırmak zihinsel bir kırılganlığı ortaya koydu. 2022/23'teki şampiyonluk yarışı bu dersin alındığını gösteriyor.

Bundan sonra ne olacak?

Arteta'nın ekibi Manchester City'nin en yakın takipçisi haline geldikten sonra Arsenal'in 2022/23 serüveni devam ediyor. Önümüzdeki maç, genç kadronun şampiyonluk yarışını sürdürüp sürdüremeyeceğini test edecek; her maç artık daha da büyük önem taşıyor. Kulübün transfer stratejisi ve Arteta'nın kültürel devrimi beklentileri yükseltti; önümüzdeki aylar bu Arsenal'in ilerlemeyi kupaya dönüştürüp dönüştüremeyeceğini gösterecek.

Sıkça sorulan sorular

Mikel Arteta Arsenal'in başına ne zaman geçti?

Mikel Arteta, 20 Aralık 2019'da geçici teknik direktör Freddie Ljungberg'in yerine Arsenal'in teknik direktörü olarak atandı.

Mikel Arteta'nın Arsenal'deki ilk kupası hangisiydi?

Arteta Ağustos 2020'de FA Cup'ı kazandı; Arsenal finalde Chelsea'yi Pierre-Emerick Aubameyang'ın iki golüyle 2-1 mağlup etti.

Arsenal 2021/22'de Tottenham'ın kaç puan gerisinde bitirdi?

Arsenal 2021/22 Premier League sezonunu beşinci bitirdi, Tottenham Hotspur'un iki puan gerisinde kaldı ve Europa League'e katılım hakkı elde etti.

Kategori: Teknik Direktör Haberleri | LA Premier League Ana Sayfa