VAR Tartışmayı Bitirmedi, Paraya Dönüştürdü
Premier Lig, VAR'ı tartışmaların sonu olarak sattı. Oysa haftalık bir öfke aboneliği yarattı: her hafta sonu yeni bir olay, yeni bir karar ve teknolojinin bir dahaki sefere doğru yapacağına dair aynı boş vaat.
Elle Oynama Kuralı Rulet Masasına Döndü
Elle oynama kuralı objektif olacaktı. Kol doğal olmayan pozisyonda mı? Penaltı. Peki 'doğal olmayan' ne demek? 2023-24'te elle oynama kararlarının %42'si VAR müdahalesiyle değişti. Kural her hafta farklı yorumlanıyor. Aralık ayında Everton'a karşı bir pozisyonda, savunmacının uyluğuna çarpan top koluna sekti ve penaltı verildi. Bir ay sonra Etihad'da aynı olay yok sayıldı. Hakemin açıklaması: 'Farklı açı, farklı mesafe.' Bu kural değil, kılıfına uydurulmuş görüş.
Ofsayt: Saçmalığın Milimi Milimi
Ofsayt teknolojisi kendi tiranlığını yarattı. Bukayo Saka'nın Aston Villa'ya karşı Ocak ayındaki maçında tırnak ucuyla ofsayt sayılması üç dakika ve 37 kamera açısı gerektirdi. Gol, ayak bastığı çim bıçağından daha küçük bir farkla iptal edildi. Kural ofsaytta beklemeyi önlemek içindir, sprinti cezalandırmak değil. Premier Lig 2024-25 için yarı otomatik ofsayt teknolojisine 6.6 milyon sterlin harcadı. Yine de saçma kararlar üretecek çünkü sorun kamera değil, kuralın kendisi.
Öznelliğin En Büyük Zararı
VAR'ın asıl zararı büyük hatalar değil, hakem kararlarındaki tutarlılığa olan güveni sessizce kemirmesi. Ekim 2024'ün aynı haftasındaki üç olaya bakalım:
- Crystal Palace'ın Eberechi Eze'sinin golü, yapılanma aşamasında minimal temas olduğu gerekçesiyle iptal edildi. VAR, hakeme izlettirmedi.
- London Stadium'da Chelsea'li Moisés Caicedo'nun nalı havada, topa değmediği müdahalesi sarı kartla cezalandırıldı. VAR 'düşük yoğunluk' diyerek onayladı.
- Geç maçta Liverpool'lu Diogo Jota, Caicedo'nunkiyle neredeyse aynı müdahalesine 'aşırı güç' denilerek kırmızı kart gördü. VAR müdahale etmedi.
Üç olay, üç farklı standart. Ortak değişken: farklı hakemler, farklı maçlar ve yorumların kişisel inisiyatife bırakılması.
Hakem Kararları Zaten Öznel Değil mi?
Karşı argüman dürüst: futbol her zaman insan yargısına dayandı. 10. dakikada faul sarı kart, 90'da olmayabilir. Sorun, VAR'ın öznelliğin düzelticisi olarak satılması. Bize sadece 'açık ve bariz hatalara' müdahale edeceği söylendi. 2023-24'te VAR, 134 kararı değiştirdi (önceki sezona göre %22 artış). Bu, net hataların yakalandığı değil, yorumun sinsi bir standardizasyonu anlamına geliyor. Beş büyük karardan biri değişiyorsa, sahada hakem ön tahminciye dönüşüyor. Süreç, ürün haline geldi.
Premier Lig Belirsizliği Seçiyor
IFAB ve Premier Lig, belirsizliği azaltma gücüne sahip. Daha katı, mekanik bir elle oynama kuralı kabul edebilirler (ceza sahasında kola her temas penaltı). Ya da bazı ABD liglerindeki gibi 'gün ışığı' ofsayt standardına dönebilirler. Bunun yerine, yargıyı ortadan kaldırmayan genelgeler yayınlıyorlar. Neden? Çünkü belirsizlik tartışmaları canlı tutar, manşetleri akar ve oyunu ön sayfada tutar. Tartışma içeriktir. Ama aynı zamanda ligin inanılırlığını iflasa sürükler. Nottingham Forest'ın teknik direktörü maç sonu 'Artık elle oynama nedir bilmiyorum' dediğinde ve PGMOL'den yanıt gelmediğinde, ligde bir tutarlılık krizi var demektir.
Nisan 2025'e Kadar Büyük Bir Kulüp VAR'ın Kaldırılmasını İsteyecek
Tahmin: Mayıs 2026'dan önce 'altı büyük' kulüplerden biri (büyük olasılıkla Arsenal veya Manchester City) bir sonraki hissedarlar toplantısında VAR'ın Premier Lig'den kaldırılmasını resmen önerecek. Gerekçe rekabet bütünlüğü olacak. Gerçek motivasyon ise sezon boyunca biriken ve puanlara mal olan marjinal kararlar. Bunun başarılı olup olmayacağı önemli değil. Bir kulübün bu argümanı yapma ihtiyacı hissetmesi, Premier Lig'in kendi yargı sistemine olan güvenin sonuna geldiğini gösteriyor. VAR tartışmayı bitirmedi, tartışmayı tek sabit haline getirdi.
İlgili Yazılar
Kategori: Yorum | LA Premier Lig Ana Sayfa