Manchester City'nin treble'ı bir yalan üzerine inşa edildi: Erling Haaland'ın vazgeçilmez olduğu.

Tarihi sezonun gerçek motoru, Norveçli'nin spot ışıklarını mümkün kılan Arjantinli gölge Julian Alvarez'di. Şimdi Alvarez, Atletico Madrid'e transfer oldu; City sadece bir kadro oyuncusu değil, taktiksel krallıklarının anahtarını kaybetti.

Tarihsel emsaller: Görünmeyen ikinci forvetin ekseni

Futbol tarihi, daha az bilinen ismin ağır işi yaptığı ikili gösterilerle doludur. Barcelona'da Messi'nin dehasını ortaya çıkaran Luis Suarez'in fedakar koşularıydı. 2002 Brezilya'sında Ronaldo'nun zaferine alan açan Rivaldo'nun sessiz tehdidiydi. Alvarez, topu asla talep etmeyen ama her zaman önemli anlarda orada olan bir oyuncu olarak bu soy çizgisine ait.

Geçen sezon Alvarez, Premier League'de yalnızca 31 maça ilk 11'de başladı, ancak tüm kulvarlarda attığı 19 gol ve 13 asist, City'nin treble'ı için kritikti. O bir yedek değildi; Guardiola'nın sistemini kaybetmeden değiştirmesine izin veren taktiksel bir bukalemundu. Kendi kariyeri için bir zorunluluk olarak tartışılan ayrılışı, City için yapısal bir yara—65 milyon sterline alınan Iliman Ndiaye ile kapatmaya çalıştıkları bir yara; ki Ndiaye tamamen farklı tipte bir kanat oyuncusu.

Alvarez boşluğu: Gollerden daha fazlası

Alvarez'in değeri, yoğun pres yapabilmesi, orta sahaya süzülerek sayısal üstünlük kurması ve ikinci forvet olarak savunmaları germesinde yatıyordu. O, Guardiola'nın konumsal oyununun insan vücut bulmuş haliydi—her zaman bir seçenek, asla pasif bir oyuncu değil.

  • Ceza sahası dışından attığı 14 gol, David Silva'dan bu yana City'nin sahip olmadığı uzak mesafe tehdidini verdi.
  • 90 dakikada 8.2 km'lik pres mesafesi, City forvetleri arasında en yüksek ikinciydi; bu, rakipleri boğan ön alan savunmasını mümkün kılıyordu.
  • Toplam 12 asisti, Guardiola'nın kullandığı yarı sahalar gibi alışılmadık bölgelerden geldi—sadece kanat ortalarından değil.

Alvarez gittiğinde, City'nin hücum varyasyonları daha doğrusal hale geldi. Haaland mükemmel bir bitirici olmaya devam ediyor, ama o bir yaratıcı değil. Ndiaye, hızına rağmen, orta sahaya süzülüp oyunu bağlama taktiksel zekasına sahip değil. Sonuç: City'nin hücum kurulumu daha tahmin edilebilir, savunulması daha kolay hale geldi.

Karşı argüman: Pep'in sistemi bireyleri aşar

Eleştirmenler, Guardiola'nın sisteminin her zaman yıldız olduğunu, herhangi bir oyuncunun değil, iddia edecekler. Aguero'dan Haaland'a kesintisiz geçişlere veya Bernardo Silva'nın uyum sağlama şekline işaret edecekler. Ndiaye'nin doğrudan koşularının yeni bir boyut katabileceğini, Kevin De Bruyne'nin dönüşünün savunmaları kilidini açacağını iddia edecekler.

Bu baştan çıkarıcı ama kusurlu. Sistem, inceliklerini bilen oyuncular gerektirir: ince rotasyonlar, konumsal değişimler. River Plate ekolünden gelen Alvarez buna fazlasıyla sahipti. Everton'ın kaosundan çıkan ham yetenek Ndiaye ise sahip değil. Kanıt City'nin sezon öncesinde: Alvarez olmadan hücum varyasyonları ağır, presleri daha az koordineli. Villa deplasmanındaki 1-0'lık galibiyet pragmatikti, hükmedici değildi.

Karar: Treble ulaşılmazın ötesinde

Ocak ayında City, Arsenal ile şampiyonluk yarışında beş puan geride olacak; Şampiyonlar Ligi son 16 turunda Bayern Munich'e penaltılarla elenecek. Sebep Haaland'ın gollerinin kesilmesi olmayacak—hâlâ 30+ gol atacak—ama Alvarez'in sağladığı bağ dokusu kopacak. Onsuz, City'nin hücumu onları takipçilerinden ayıran öngörülemezlikten yoksun.

Tahminim şu: City Premier League'i ikinci bitirecek, Şampiyonlar Ligi çeyrek finalinde elenecek (eğer oraya kadar giderse) ve anlatı Haaland'ın izolasyonu üzerine olacak. Görünmeyen ayrılık gerçek suçlu olacak.

İlgili Makaleler

Kategori: Görüş | LA Premier League Ana Sayfa