Stadyum Gelirleri Yeni Doping Türü

Premier Lig'in kâr ve sürdürülebilirlik kuralları, kulüplerin güçlerinin üzerinde harcama yapmasını engellemek için tasarlanmıştı. Ancak bunun yerine beton ve kurumsal ağırlama alanında bir silahlanma yarışını tetikledi. Gerçek finansal doping, defter dışı ödemeler değil; gözler önünde saklanan milyar sterlinlik emlak portföyü.

Anfield'dan Etihad'a: Bir Arazi Kapma Tarihi

Arsenal 2006'da Highbury'den Emirates'e taşındığında, 60.000 kapasiteli stadyum inşa etmek için 260 milyon sterlin borç aldı. Eski sahadaki 217 lüks daireden oluşan Highbury Square projesinin bu borcu geri ödemesi bekleniyordu. Ödedi de, ama ancak 2008 krizi Arsenal'i fiyatları düşürmeye zorladıktan sonra. Bu olay şablonu ortaya koydu: Futbol kulüpleri, yan iş olarak sporla uğraşan emlak geliştiricileri.

Reklam alanı · 728×200 Bu alanın sponsoru olun 22.500 TL/ay · tek sponsor Reklam ver →

Tottenham'ın 2019'da açılan yeni stadyumu 1 milyar sterline mal oldu ve 180 odalı otel, bir mikro bira fabrikası ve NFL maçları için açılır kapanır çim içeriyor. Kulübün son hesapları 106 milyon sterlin maç günü geliri gösteriyor; bu, White Hart Lane'deki son sezonlarının iki katından fazla. Ancak asıl büyük kazanç, özel bir geliştiriciyle ortak girişimle eski Goods Yard arazisine planlanan 1.200 daire; bu, Tottenham'a on yılda 200 milyon sterlin kazandırabilir.

Tez: PSR Altında Rekabet Etmenin Tek Yolu Emlak

Kâr ve Sürdürülebilirlik Kuralları kulüpleri üç yılda 105 milyon sterlin zararla sınırlıyor. Ancak altyapı ve emlak yatırımları muaf. Böylece sahipler bir açık buldu: bir otel yap, bir müze yap, bir alışveriş merkezi yap—ve futbol bütçesine dokunmadan bilançonun şişmesini izle.

  • Manchester City, Etihad'ın yanında 3.000 kişilik taraftar bölgesi, 400 yataklı otel ve 15.000 kişilik arena planlarını sundu; hepsi City Football Group'a ait. Bu varlıklar PSR'ye sayılan ticari gelir yaratacak, futbol takımının harcamaları ise sınırsız kalacak.
  • Everton, 200 odalı otel ve 400 ev içeren 500 milyon sterlinlik stadyumla Bramley-Moore Dock'a taşınıyor. Kulübün sahibi Farhad Moshiri, eski Goodison Park arazisini bir konut geliştiricisine 30 milyon sterline sattı bile.
  • Chelsea, Stamford Bridge çevresinde, gaziler için bir konut sitesi dahil, arazi satın almak için 80 milyon sterlin harcadı. Plan, otel ve perakende kompleksi olan 60.000 kişilik yeni bir stadyum. Kulübün hesapları 150 milyon sterlin emlak varlığı gösteriyor—2015'te bu rakam 20 milyondu.

Sonuç iki kademeli bir sistem: Emlak imparatorluklarını finanse edebilecek zengin sahiplere sahip kulüpler ve bunu yapamayanlar. Newcastle United, Suudi destekli servetine rağmen, St James' Park'ın kara ile çevrili olması ve şehir konseyinin yeni stadyum için planlama iznini reddetmesi nedeniyle sıkışmış durumda. Maç günü gelirleri 30 milyon sterlin—Tottenham'ın yarısından az.

Karşı Argüman: Emlak Bir Tehdit Değil, Can Simidi

Savunma şu: Emlak yatırımı, kulüplerin sahip yardımlarına güvenmeden hayatta kalması için gerekli. Örneğin Everton'ın yeni stadyumu yılda 40 milyon sterlin ek gelir yaratacak ve ilk altıyla rekabet etmelerini sağlayacak. Bu olmadan, oyunculara aşırı harcama yapıp çöken bir Leeds United gibi olurlardı.

Ama bu asıl noktayı kaçırıyor. Emlak bir dengeleyici değil; bir çoğaltıcı. En değerli araziye sahip kulüpler—Londra, Manchester ve Liverpool'da olanlar—en fazla geliri yaratabilir. Burnley veya Bournemouth gibi daha küçük şehirlerdeki kulüplerin böyle bir seçeneği yok. Stadyumları varlık değil, yükümlülük. Fark açılıyor ve PSR'nin koruması gereken rekabet dengesi yok oluyor.

Daha kötüsü, emlak spekülasyonu kısa vadeliliği teşvik ediyor. Sahipler kupa kazanmaktan çok arazi alıp satarak daha fazla para kazanabilir. Mike Ashley bunu Newcastle'da yaptı, kulübün antrenman sahasını 10 milyon sterline satıp kârı cebe indirdi. Glazer'lar bunu Manchester United'da yaptı, kulübü borca boğarken temettü aldılar. Emlak, futboldan daha güvenli bir bahis—ve sorun da bu.

Karar: Patlayacak Bir Emlak Balonu

Beş yıl içinde en az üç Premier Lig kulübü, emlak yatırımlarının vaat edilen gelirleri getirmediğini kabul edecek. İlki Everton olacak; takım küme düşerse yeni stadyumu beyaz fil olacak. İkincisi Chelsea olacak; Stamford Bridge yeniden geliştirmesi yerel sakinler tarafından (yine) engellenecek. Üçüncüsü Manchester City olacak; oteli ve arenası maç olmayan günlerde boş kalacak çünkü Manchester, Londra değil.

Premier Lig daha sonra emlak gelirini PSR hesaplamalarına dahil etmek zorunda kalacak—bu değişiklik bir puan silme dalgasını tetikleyecek. Daire değil stadyum inşa eden kulüpler ayakta kalanlar olacak.

Kategori: Görüş | LA Premier League Ana Sayfa