Anfield'daki VAR rezaleti teknolojinin değil, cesaretin iflasıydı
Bir kez daha VAR, Arsenal'in Liverpool deplasmanında aldığı 1-0'lık galibiyetin ardından maç sonu tartışmalarının merkezine oturdu. Ama ekranlara odaklanmak asıl meseleyi kaçırıyor. Gerçek skandal, kuralları o kadar muğlak yazan takım elbiseli adamlar ki ağır çekim tekrarlar bile onları kurtaramıyor.
Alexander Isak'ın apaçık penaltısı verilmedi. Noni Madueke, kafa atma girişimine benzeyen pozisyonda kırmızı karttan yırttı. Yorumcular çıldırdı, teknik direktörler köpürdü ve VAR'ın oyundaki yeri üzerine aynı yorgun tartışma yeniden alevlendi. Oysa teknoloji tam da talimat verildiği gibi çalıştı—sadece amaca hizmet etmeyen kurallara uydu.
Reklam alanı · 728×200 Bu alanın sponsoru olun 22.500 TL/ay · tek sponsor Reklam ver →Tarih gösteriyor ki futbol belirsizliği yasalarla ortadan kaldırmaya çalıştıkça daha fazlasını yaratıyor
El ile oynama kuralı o kadar çok kez yeniden yazıldı ki artık kendi maceranı seçtiğin bir romana benziyor. Niyetin her şey olduğu günlerden, bir savunmacının koltuk altının ofsayt sayıldığı mevcut rezalete kadar, oyunun kural koyucuları futbol oynamanın basit eylemini sürekli olarak gereğinden fazla karmaşıklaştırdı.
Premier League'in el ile oynama kuralına daha katı bir yorum getirdiği 2019/20 sezonunu hatırlayın. Parmakla fırçalanan toplara penaltı verilen, kazara temasa atılan gollerin iptal edildiği bir tabloyla karşılaştık. O kadar saçmaydı ki IFAB müdahale etmek zorunda kaldı. Aynı döngü tekrarlıyor: tartışmalı bir olay refleksle bir kural değişikliğine yol açıyor, bu yeni tartışmalar yaratıyor, o da bir başka değişikliği getiriyor. Bu tam bir beceriksizlik sarmalı.
Isak pozisyonu bunun en son örneği. Forvetin yolu açıkça kesildi, ancak VAR müdahale etmedi çünkü temas 'açık ve bariz hata' olarak değerlendirilmedi. Ama bu ne demek? Eşik kasıtlı olarak muğlak bırakılmış, böylece hakemler öznelliğin arkasına saklanabiliyor. Öte yandan Madueke'nin bir Liverpool oyuncusuyla yaşadığı çarpışma incelendi ve şiddet içeren davranış olarak görülmedi—tekrarlar, başka herhangi bir bağlamda kırmızı kart olacak bir hareketi göstermesine rağmen.
Kural koyucuların korkaklığı hakemleri günah keçisi, VAR'ı ise maskaralığa dönüştürdü
Hakemler düşman değil. Onlardan çelişkili ve sürekli değişen bir kural kitabını uygulamaları isteniyor. VAR protokolünün kendisi başlı başına bir karmaşa: 'açık ve bariz hata' ifadesi, adaleti sağlamak yerine yetkilileri eleştiriden korumak için tasarlanmış bir cümle. Bir karar yanlış ama bariz değilse VAR susuyor. Bariz şekilde yanlış ama hakemin itibarı tehlikedeyse VAR tereddüt ediyor. Sonuç: kimseyi memnun etmeyen bir sistem.
PGMOL'ün kararları sonradan açıklama çabaları işleri daha da kötüleştirdi. Howard Webb'in her ay Match Officials Mic'd Up programındaki performansı absürt bir tiyatroya dönüştü; daha net kurallarla önlenebilecek hatalar için peş peşe özürler dileniyor. Sorun hakemlerin beceriksizliği değil—başarısız olmaya mahkûm edilmeleri.
- El ile oynama rezaleti: 2019'dan bu yana Premier League'de el ile oynama nedeniyle verilen penaltılarda %40 artış yaşandı; bunların çoğu kazara temaslardı. Kural değişiklikleri netlik değil, kafa karışıklığı yarattı.
- Ofsayt teknolojisi fiyaskosu: Yarı otomatik ofsayt uygulamasının tartışmayı bitireceği düşünülüyordu, ama sadece tartışmayı teknolojinin hassasiyetine ve 'bilinçli oyun' yorumuna kaydırdı.
- Kırmızı kart tutarsızlığı: Madueke'nin Anfield'da paçayı sıyırması, tutarsız kırmızı kart kararlarının uzun listesindeki son halka. 'Şiddet içeren davranış' tanımının net olmaması hakemlerin kendi yargılarını uygulamasına izin veriyor ve benzer pozisyonlar için bambaşka sonuçlar doğuruyor.
Karşı argüman: VAR adaleti artırdı ve bariz hataları azalttı
Sistemi savunanlar, VAR'ın doğru karar oranını yaklaşık %82'den %96'ya çıkardığını gösteren istatistiklere işaret ediyor. VAR olmasaydı Isak penaltısının büyük ihtimalle tamamen kaçırılacağını, Madueke pozisyonunun ise hiç incelenmeyebileceğini savunuyorlar. Ayrıca 'açık ve bariz' eşiğinin sürekli oyun durmalarını engellemek ve sahadaki hakemin otoritesine saygı göstermek için gerekli olduğunu iddia ediyorlar.
Ama bu sahte bir teselli. %96 doğruluk oranı etkileyici görünüyor, ta ki kalan %4'ün oyunun en kritik kararlarını içerdiğini fark edene kadar. Ve asıl sorun tam da 'açık ve bariz' eşiği: yetkililerin zor kararlar vermekten kaçınmasına, kimsenin tanımlayamadığı muğlak bir standardın arkasına saklanmasına izin veriyor. Madueke pozisyonu eşik ne olursa olsun kırmızı kart olmalıydı. Olmaması teknolojik bir başarısızlık değil, irade eksikliği.
Üstelik VAR'ın bariz hataları azalttığı argümanı, beraberinde getirdiği yeni hataları göz ardı ediyor. Bitmek bilmeyen incelemeler, ekranlara çizilen çizgiler, milimetre tartışmaları—bunlar oyunun akışını bozdu ve yeni bir adaletsizlik kaynağı yarattı. Tedavi hastalıktan daha kötü hale geldi.
Karar: Daha fazla rezalet ve hiçbir şeyi değiştirmeyen resmi bir inceleme bekleyin
Oyunun kural koyucuları karmaşıklık takıntısından vazgeçip daha basit ve net kurallara dönmedikçe Isak'ın penaltısının verilmemesi ve Madueke'nin paçayı sıyırması gibi olayları daha çok göreceğiz. Premier League bir inceleme duyuracak, PGMOL bir özür daha yayınlayacak ve aynı tartışmalar alevlenmeye devam edecek. Bunu çözmenin tek yolu hakemlere uygulayacakları daha az ve daha basit kural vermek ve protokolün arkasına saklanmak yerine bariz hatalardan onları sorumlu tutmak.
Tahmin: 2025/26 sezonu bitmeden IFAB, belirli fauller için yeni bir 'sin bin' (geçici ihraç) protokolünün denemesini onaylayacak ama el ile oynama kuralını basitleştirmeyi reddedecek. Sonuç bir başka karmaşıklık katmanı olacak ve Mayıs 2026'ya kadar daha net kurallarla önlenebilecek en az üç yüksek profilli VAR tartışması daha yaşanmış olacak. Sirk devam edecek ve takım elbiseli adamlar sorumlu tutulmadan kalacak.
İlgili Yazılar
Kategori: Görüş | LA Premier League Ana Sayfa